ÇOKLU ZEKA KURAMI

 

                                     “ Dik Bıyıklı Kedi”

 

      Sevgili Utku çizdiği kedinin bıyığını dik yapmıştı. Ama öğretmeni onu hemen uyardı ve “ kedinin bıyıkları yana doğru olur yavrum, yanlış çizmişsin” dedi. Öğretmen görevini yapmış ve öğrencisinin büyük bir yanlışa düşmesini önlemişti!

       Yukarıdaki anekdot, birçoğumuzun yaptığı gibi, çocuklarımızın yaratıcılığını desteklemek bir yana kösteklemekle ilgili sergilediğimiz davranışlardan biri yalnızca. Belki de farkında olmadan yaptığımız uyarı ve davranışlar, çocuğun yaratıcılığını ortaya koymasına, kendini geliştirme ve gerçekleştirmesine engel olmaktadır.

        Zeka ve yaratıcılık kalıtsaldır. Ancak çevre her ikisinde de özellikle yaratıcılıkta büyük önem taşır. Zeka birçok yeteneğin karışımından, yaratıcılık ise, daha çok bir yeteneğin gelişmesinden meydana gelir. Yaratıcılığın eğitimle yükselmesi daha kolaydır. Zekada farklı yetenek alanları ortaya çıkarken, yaratıcılıkta akıcılık, esneklik ve orjinallik önem kazanır.

        Zekanın gerçekte ne olduğu konusunda yüzyıllardır tartışmalar süregelmiştir. Beynin keşfi sürdükçe elbette zekadan anladığımız şeyler de değişecektir. Zekanın çok çeşitli tanımları yapılmıştır,  bunlardan bazıları:

   “ Yeni durumlara uyabilme,yeni çözümler bulabilme becerisi.”

   “ Nesneler,sayılar,düşünceler,olaylar arasında bağlantı kurabilme.”

   “ Kavrama,hüküm verme,akıl yürütme gibi karmaşık üst düzey işlemleri yapabilme.”

          Gardner; zekanın tek tip olduğu, doğuştan sabit bir düzeyde gelip hep aynı kaldığı ve objektif bir şekilde ölçülebileceği tezini savunan geleneksel anlayışı eleştirerek,tek tip bir zeka olmadığını,IQ ve zeka testlerinin sadece sözel ve mantıksal yetenekleri ölçtüğünü, oysa bireylerde birbirinden farklı sekiz yetenek alanı olduğunu ileri sürmüştür. Gardner bu yetenek alanlarını “zeka alanları” olarak adlandırmış ve zekayı, insandaki beyin ve zihin sistemlerinin birbirleriyle etkileşimi sonucu ortaya çıkan çok yönlü bir olgu olarak tanımlamıştır.

 

1-     Sözel- Dilsel Zeka: Konuşma ve yazma dilinde kelimeleri etkili ve akıllıca kullanma kapasitesi, yeteneğidir.(Gazeteci,Yazar,Avukat, Edebiyatçı,Öğretmen)

 

2-     Mantıksal- Matematiksel Zeka: Sayıları akıllıca kullanabilme ve sebep-sonuç ilişkisi kurabilme yeteneğidir. (Bilim Adamları,Matematikçi,İstatistikçi,Bilgisayar Proğramcısı,Yargıç)

 

3-      Görsel- Uzamsal Zeka: Etrafındaki objeleri, hayalinde canlandırabilme ve görebilme yeteneğidir.( Ressam,Mimar,Dekoratör,Mühendis,Heykeltraş)

 

4-      Müziksel – Ritmik Zeka: Seslere duyarlılık gösterme, kendini müzikle ifade edebilme yeteneğidir.(Müzisyenler,Besteci,Söz Yazarı,Müzik Aleti Yapımcısı)

 

5-      Bedensel- Kinestetik Zeka: Kendini ifade etmede bedenini kullanma (dans,mimik,pandomim) kapasitesi ve kişinin ellerini bir şeyler yaratmakta (heykel,seramik)kullanma yeteneğidir.( Dansçılar,Atletler,Cerrah,Sihirbaz)

 

6-      Doğa Zekası: Bu zeka türü çevredeki doğal dünyayı algılama, beğenme ve anlamayla doğrudan ilgilidir.( Ziraat Mühendisi,Zoolog,Çiçekçi,Peyzaj Mimarı)

 

7-      Kişilerarası Zeka: Başkalarının ruh hallerini,hislerini,duygularını,mizaçlarını anlama yeteneğidir.( Öğretmen,İş adamı,Sosyolog,Psikolojik Danışman,Organizatör)

 

8-     İçsel Zeka: Kendini yönlendirebilme, idare edebilme ve tanıma kapasitesidir.(Psikolog,Araştırmacı,Felsefeci,Sanatçı,İlahiyatçı)

 

ÇOKLU ZEKA KURAMI İLE İLGİLİ ÖNEMLİ NOTLAR

·                     Çoklu zeka kuramı, bireylerin neler yapabildiğinden çok neler

     yapabileceklerini sorgular.

·        Çocuklar her dönemde aynı şekilde öğrenmezler.Sözel-dilsel zeka anaokulundan üçüncü sınıfa kadar öğrenmede güçlü olan ve ön plana çıkan bir alandır. Daha sonra bu alanın kullanımı azalır. Görsel ve bedensel zeka anaokulu öncesi ve ilköğretim birinci kademe boyunca etkindir.

·        Okul başarısı zeka göstergesi değildir.

·        Her insan kendi zekasını arttırma ve geliştirme yeteneğine sahiptir.

·        Her insan çeşitli zeka alanlarının tümüne sahiptir.

·        Çocuklar sadece sayı sayarken değil,arkadaş edinirken ya da resim çizerken de zekalarını kullanırlar. Bir futbolcu koşarken,topu yakalarken bedensel zekayı; sahayı tanırken görsel zekayı; oyunun kurallarını öğrenirken sözel zekayı; topa vuruş açısını kestirirken matematiksel zekayı; kendini değerlendirirken içsel zekayı kullanmaktadır.

·        İnsanlar bütün zeka alanlarına sahip olarak doğarlar. Ancak farklı zeka alanları gelişmiş halde okula gelirler. Çünkü her birinin yetiştiği çevre,çevrenin önem verdiği alan farklı farklıdır.

·        Kişisel alt yapı,kalıtım,kültür,inançlar zekanın gelişimi üzerinde etkiye sahiptir. 

 

 

 

 

 

 

ZEKA ALANLARININ GELİŞİMİ İÇİN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALI ?

 

         Birçok aile, çocuğun zeka düzeyi konusunda oldukça meraklıdır. Elbette yüksek bir zeka düzeyiyle şaşırmak isterler. Çocuğun normal zekaya sahip olması ise genellikle şükredilecek bir durum değildir. IQ olarak çocuğun zeka düzeyini belirlemek, bir çocuk için düzeyi yüksek de olsa düşük de olsa sorun teşkil eder. Yüksek çıkan çocuktan çevrenin beklentileri artmakta ve bu durum sık sık hatırlatılmaktadır. Düşük çıktığında çocuktan beklentiler düşmekte, çocuğun benlik algısıyla ilgili sorunlar yaşanmaktadır.

         İnsanların sahip oldukları zeka alanları yaşam boyu gelişim halindedir. Önemli olan çocuğun güçlü ve zayıf olduğu alanları görüp bunları geliştirecek uygulamalar yapılmasıdır.

 

Çocuğun;

. Bir konuda konuşma yapmasını,

. Öykü ya da metin tamamlamasını,

. Duruma uygun sorular sormasını,

. Karşılaşılan bir soruna uygun çözümler üretmesini,

. Çeşitli materyallerle el becerisine dayanan şekiller oluşturmasını,

. Düşüncelerini anlatırken beden dilini kullanmasını,

. Halk oyunları, jimnastik, etkinlikler sonucu kendini değerlendirmesini,

. Bir müzik aletini dinlemesini,

. Bir olay ya da fikir hakkında konuşmasını,

. Doğa da gezi yapmasını ,

. Doğadaki canlılarla ilgilenmesini,

. Onları taklit etmesini sağlamak,

 

zeka alanlarının gelişimi için anne-babanın yapabileceklerinden bazılarıdır.