SINAV TUTUMU
Herkes gibi bizler de başarılı olmak isteriz. Oysa sınavlar başarısız olma riski olan durumlardır. Sınav kaygısının temelinde bu düşünce vardır.
Sınava başlamadan kısa süre önce ve sınavın ilk dakikalarında hissedilen duygu hali genellikle heyecandır. Önemli olan bu heyecanın kaygıya ve paniğe dönüştürülmemesi, algılama hatırlama, yorumlama gibi bilişsel etkinliklerin olumsuz yönde etkilenmemesidir. Kimi zaman “Eyvah kaygılanıyorum, bildiklerimi unutacağım, şimdi elim ayağım birbirine dolaşacak” gibi iç konuşmalardan olumsuz yönde etkilenebilirsiniz. Yaşadığınız bu duygu hali sizin gibi diğer tüm öğrencilerin yaşadığını ve bunun doğala olduğunu, hatta sınavda başarılı olabilmek için bu heyecanın bir miktar gerekli olduğunu kendinize hatırlatın.
Ayrıca bu yönü ile kaygı, insan davranışını yönlendiren, motive eden bir özelliğe sahiptir. Ancak aşırı düzeyde yaşanması bizi engellemektedir. Sınavlar, sizin kişiliğinizi ya da genel anlamda başarılı veya başarısız olduğunuzu değerlendirmez. Bu açıdan bakıldığında sınavdan elinizden geldiğince az hata ile çıkmak için de belli bir düzeyde kaygı yaşamak gereklidir. Önemli olan, kaygı düzeyinin sizin performansınızı olumsuz yönde etkilemesine izin vermemeniz.
Kendimizi heyecanlı hissetmenize yol açan bizim kendi düşüncelerimizdir. Düşüncelerimizin kaynağı da bizdedir. Düşünceyi biz başlatır biz bitiririz. Sınav öncesinde kendimizle olumlu iç konuşmalar yaptığımız takdirde başarmamız daha kolay olur. O zaman istediğimiz başarıya daha kolay ulaşırız.