SEVGİ CİNSELLİK VE ÇOCUKLAR

 

 

Biz anne-babalar çocuklarımıza sevgiyi ve cinselliği ve bu ikisinin nasıl birlikte gelişebileceğini öğretme görevini yerine getirmek için ne yapmalıyız? İyi öğretmen ve iyi model olabilmek için kendimize nasıl yardım edebiliriz? Yalnızca sözcükler ve düşünceler yeterli midir? Yoksa somut olarak yapabileceğimiz bir şey var mı?  Gerçekte yapabileceğimiz, daha doğrusu mücadele edeceğimiz iki şey var. Bu iki görev basit görünebilir ama sabır, direnç ve konunun özünü kavramayı gerektirir. Bunlar:

 

. Kendi cinsel inançlarımızı ve standartlarımızı belirlemek

. Kendi cinsel geçmişimizi anlamaktır.

 

 

Çocuğum kaç yaşına geldiğinde ona sevgi ve cinsellikten söz etmeye başlamalıyım? Sevgi ve cinsellikle ilgili neler anlatmalıyım?

 

       Anne-babalar, eğitimlerinin bir parçası olarak çocuklarına her yaşta cinsellikle ilgili belirli bazı bilgileri de vermelidirler. Çocuklar, hiç kuşkusuz, öğrenmeyi severler. Her şeyi merak ederler ve bilgilendirilmekten hoşlanırlar. Yürümeye  yeni başlayan bebeğinize aktarabileceğiniz ilk cinsel bilgilerden biri de ona bedeninin parçalarının adlarını öğretmektir. Gözlerini, kulaklarını, bacaklarını, kollarını ayırt etmeye ve öğretmeye başladığınız yaşta, bunlara meme başlarını, penisi, testisleri, vajinayı, anüsü de katabilirsiniz. Dikkat edin teknik terimleri öneriyoruz. Boyun ya da burun için başka adlar kullanmayı düşünmüyorsanız, neden meme başlarına başka bir ad veresiniz? Bedeninin tüm parçaları mükemmeldir. Çocuğunuz bunu bilmenin keyfini yaşamalıdır. Bedeninin her noktasıyla gururlanmalı, onları akıllı ve özenli kullanmalıdır. Bu konuda erkek çocukların önemli bir avantajları var. Penislerini ve testislerini görebiliyorlar. Kız çocukları görebilecekleri pek bir şey olmadığı için vajinalarını tanımakta  daha zorlanıyorlar. Ama en azından bacaklarının arasındaki bölgenin bir adı olduğunu öğreniyorlar.        

       İki yaş ve altındaki çocuklar adlarla tatmin olurlar. Sözel kapasiteleri arttıkça, organların ne işe yaradığını da öğrenmek isterler. Nasıl gözlerin görmek için, kulakların duymak için olduğunu söylüyorsanız, penisin çiş yapmaya ve bebek yapmaya yardımcı olmaya, meme başlarının süt vermeye, anüsün dışkılamaya   yaradığını da söylemelisiniz. Aşağı yukarı dört yaşındaki çocukların, bu organları ve işlevlerini öğrenmiş olmaları gerekir. Tüm anne-babaların bildiği gibi küçük çocuklar tekrarlayarak öğrenirler. Bir kez asla yeterli değildir. Bebeğinize burnunu, gözlerini, kulaklarını gösterebilmesi için nasıl tekrar yaptığınızı anımsayın.  Cinsel organların yerlerini öğretmek için de aynı şey geçerlidir. Banyo saatleri bedenin parçalarına ilişkin bellek geliştirme açısından doğal bir ortamdır. “Büyüyor olman ne güzel” diyebilirsiniz. “Kolların büyüyor –göster bakayım kollarını. Parmakların uzuyor- hani nerede parmakların? Gözlerin büyümüyor ama daha çok şey görüyor- hani gözlerin? –Kulakların daha çok işitiyor- hani kulakların? Saçın uzuyor- saçını göster. Penisini göster. Meme başlarını göster. Dirseğinden naber? Yerinde duruyor mu? Hani?” Başka bir deyişle cinsel organlarını da içeren, bedenin parçalarını bulma oyunu geliştirebilirsiniz. Her şey doğallıkla ve kolayca çözümlenecektir.

       Üç yaşındaki bir çocuğun cinsel bilgi birikimine bir göz atalım. Kız mı, oğlan mı olduğunu bilir. Bazı anne babalar çocuklarının herkesin önünde cinsel organlarına dokunmalarından rahatsızlık duyarlar. Çocuklarınızı bir aile fotoğrafı için güzelce giydirdiğiniz bir anda, ufaklığı, gelecek nesillere bir eliyle testislerini karıştırır vaziyette poz vermek üzere yakalarsanız elbette biraz paniğe kapılırsınız. Peki ne yapmalısınız? Telaşlanmayın, ilgisini başka bir olaya yöneltin ya da bir alternatif sunun. Tutması için sevdiği bir oyuncağını verin. Blokları ile kule yapmasını önerin. Bu tür önlemler almak, ilgi odağını değiştirmek, alternatif sunmak, bu dönemi daha rahat geçirmenizi sağlayacaktır. Sonraları çocuğunuza, bunun normal ancak kendine özel bir davranış olduğunu anlatmak isteyebilirsiniz. Unutmayın sorun yetişkinlerin. Çocukların bu konuda hiç dertleri yok. Duygusal tepkilerimizden arınabilsek, sakin olabilsek, çevremizdekiler de rahat edeceklerdir. Üç yaş çocuğu çiş yapma ve dışkılama sürecinden büyülenir. Tuvalet eğitimini henüz tamamlamıştır ve bundan büyük gurur  duyar. Kız çocuklar çiş yaparken çömelmeleri gerekirken erkek çocukların çömelmediğini farkederler. Nedenini merak ederler. Aslında yanıtı basittir: Eğer ayakta çiş yapmaya kalkışırsa çiş bacaklarından akacaktır. Öte yandan eğer çocuklar yeni yeni beceri kazanan penisleriyle, nereye olursa olsun çiş yapmaya bayılırlar.

       Bu yaş grubu tuvalet esprilerinden zevk alır. Bu konuları arkadaşlarıyla, aileleriyle enine boyuna tartışmaktan hoşlanır. Bizim “idrar”, “dışkı” gibi terimler kullanmamıza karşın çocuklar “çiş” kaka” v.b. sözcüklerin çok daha kolay olduğunu kısa sürede anlarlar. Argo öğrenmedikleri sürece sorun yok. Sanki başka hiçbir şeye ilgi duymayacaklarmış gibi görünse bile, bu dönemde geçecektir. Büyütmeyin. Tuvaleti anne baba gibi kullanabilmeyi öğrenmek gerçekten büyük bir başarı.

       Çocuklar dört yaşına geldiklerinde bebeklerin nasıl yapıldığı sorusuyla daha çok ilgilenmeye başlarlar. “Babanın sperm denen özel bir tohumu annenin özel bir yerine ekmesi” onlar için şaşırtıcıdır. “Annenin bir yumurtası vardır ve eğer spermle yumurta buluşursa bebek oluşur.” Yalnızca kızların bebeklerinin olabileceğini ve yalnızca erkeklerin –penisleri olduğu için- sperm ekebileceklerini öğrenmeleri işleri kolaylaştırmaya yetmez. Genellikle anne-babalarının bu işi yapıp yapmadıklarını da bilmek isterler. Sonraki soru olasılıkla “izleyebilir miyim?” olacaktır. Bu işin birbirini çok seven büyükler tarafından yapıldığını anne ve babaların bunu yalnızken yaptıklarını anlatabilmeniz için bu soru iyi bir fırsattır.

       Çocuklar arasındaki cinsel oyunlar bu yaşlarda başlar. Bu doğaldır. Büyük memelere sahip olabilmek için bluzlarının içine yastıklar koyan anaokulu öğrencileri gibi, çocuklar duyduklarından bir anlam çıkarabilmek için denemeler yaparlar. Kendi kurallarını böyle oluştururlar, deneyerek. Beş yaşındaki bir erkek çocuğunu aynı yaştaki bir kızın göğsünü kontrol ederken yakalamak pek çok anne baba için rahatsız edicidir. Çocuklar için doğaldır bu, ama anne babalar için zordur. En iyisi sakin olmaktır. İlgilerini başka bir yöne çekmeye bir alternatif sunmaya çalışın. Örneğin:

 

“Kim süt ve kurabiye istiyor?”

“Yeni bir öykü dinlemek isteyen var mı?”

“Haydi bakalım en yüksek kim sıçrayabiliyor?”

      

 Cinsel Taciz Konusunda İlk Bilgiler

 

       Saldırganların yüzde doksanı çocuklarımızın tanıdığı ve güvendiği insanlar Bunlara komşuları, aile dostlarını, onların daha büyük olan çocuklarını, üvey anneleri, üvey babaları, büyük anneleri, büyük babaları, anneleri, babaları, öğretmenleri, din adamlarını, doktorları ve daha nicelerini dahil edebiliriz. Bir yandan çocuklarımızı sevecen, mutlu, güvenli bireyler olarak yetiştirmek isterken, öte yandan onları tanıdıkları, güvendikleri insanlara karşı nasıl uyarabiliriz? Bu çelişkili bir durum değil midir?  Bizce bu sağlanabilir, sağlanmalıdır da. Unutmayın tecavüze uğramış bir çocuk asla mutlu bir çocuk olamaz. Çocuğunuza memelerden, vajinadan, penisten, testislerden ve anüsten söz ettiniz. Bu organlara -şortun veya mayonun örttüğü bölümlere- bedenin özel bölümleri diyebilirsiniz. Çocuklarınızı karşıya geçerlerken iki tarafa bakmaları konusunda nasıl serinkanlılıkla uyarıyorsanız, aynı biçimde onları kendilerini korumaları için de uyarmalısınız. Bu konuşmayı yaparken hem annenin hem babanın bulunması ancak birinin aktif olması idealdir.

 

Üç noktanın üzerinde durun:

1-       Hiç kimsenin senin, özel yerlerine dokunmaya hakkı yoktur.

2-       Hiç kimsenin seni kendi, özel yerlerine dokundurtmaya hakkı yoktur.

3-       Birisinin senden özel yerlerine dokunmasını istemesi ya da  seninkilere dokunması saklayacağın bir sır değildir.  Anlatmama sözü vermiş olsan bile, anlatırsan başına çok kötü şeyler geleceği söylenmiş olsa bile, böyle bir şey olursa annene, babana söylemelisin. Mutlaka söylemelisin. Sır saklaman gerektiği doğrudur. Ama bu saklanmaması gereken kötü bir sırdır.